Neden 'penceremden'?

Blog'umun isminin neden 'penceremden'?



En azından ilk iletimin içeriğini de belirlemiş oldum.

“Emeklilik, benim açımdan, yoğun bir çalışma temposundan sonra bir şey yapamamak gibi anlama geldi. Bu durum, beni yeni arayışlara itti. Bu blog, bu arayıştan doğdu.”

Devletimize 42 yıl hizmet ettim. Bu süre içerisinde doğru bildiğim yolda yürüdüm, dürüst olmaya çalıştım ve işimi severek yaptım. Emekli olunca, doğrusunu söylemem gerekirse, bocaladım. Emeklilik, benim açımdan, yoğun bir çalışma temposundan sonra bir şey yapamamak gibi anlama geldi. Bu durum, beni yeni arayışlara itti. Bu blog, bu arayıştan doğdu.

Ülkemizde, yaşamın bir çok alanında beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz bir olaylarla karşılaşıyoruz. Bu olaylara karşı açılan benim ‘penceremden’ duygu ve düşüncelerimi dökmek istedim. Olaylar karşısındaki görüşlerimi, Facebook üzerinden paylaşmayı düşündüm. Ancak, orada, görüşlerini paylaşan insanlarımızın, derin bir fay çizgisi ile iki kümeye ayrıldığını gördüm. Her biri içine kapanmış, yalnızca kendisinin haklı olduğuna inanmış, karşıdakine hoşgörüsüz, iki küme. Ben, bunlardan yalnızca birine ait olmadığımı anladım. İki küme insanımıza da söyleyecek sözlerimin olduğu kanısına vardım. Buradan yola çıkarak herkese açık bir ortamda düşüncelerimi paylaşmak istedim. Bir başka amacım da kendime bir uğraşı sağlamaktır.

İçinde bulunduğum yaşta, yakın çevremdekiler benzetmeme kızıyorlar; ama futbolcu deyimi ile uzatmaları oynadığımın farkındayım. Uzatmalar elverdiği sürece, olaylar karşısında tepkilerimi, düşüncelerimi, duygularımı ‘Penceremden’ bakış açısından sizlerle paylaşmak istiyorum.

Not: Blogda yer alan fotoğrafların bir çoğunun bana veya oğlum Barış'a ait olmasına özen gösteriyor olacağım. Yukarıdaki fotoğraf Porto Riko, San Juan sokaklarından bir evin penceresine ait.

Çekinmeden yazın, neler düşündüğünüzü bilmek beni mutlu edecektir.

© 2020 by ABS